N

Naçar : çaresiz.

Nafi : Faydalı, Allah’ın adlarındandır.

Nafi : Giderici, yok eden.

Nagah : Vakitsiz, ansızın, birden bire.

Nahiv : Söz dizimi, cümle yapısı.

Nahslik : Uğursuzluk, bahtsızlık.

Naim : uyuyan.

Nakşibendiyye: Bahauddin Nakşibend (vefatı 791/1389) e nisbet olunan tarikat. Kolları : Ahrariyye, kasaniyye, Müceddiyye, mazhariyye,  Mücediyye-i dehleviyye, esadiyye, reşidiyye, taciyye ve Camiyyedir. Bahaiyye de denilen nakşibendiyyenin onbir temel prensibi şunlardır : Vukuf-i zamani, vukuf-i zamanı, vukuf-i adedi, vukuf-i kalbi, Huşder dem, Nazar berkadem, seferder vatan, halvetder encümen, yadkerd, baz geşt,, nigah daşt ve yad daşt.

Nısf : Yarım, yarı.

Nida : Çağırma, bağırma, seslenme, ses verme.

Nas : insanlar, halk herkes.

Nazar : şeyhin müridine manevi yolla bakışı.

Nazar berkadem. Nakşi ıstılahatındandır. Salikin heryerde nazarının ayağı üzerinde olması demektir.

Nazenin :  Cilveli, oynak. Nazlı. Narin, ince yapılı.

Nazir : Benzer eş.

Nebze : Az şey, bir parça.

Necat : kurtuluş.

Nefha : rüzgarın bir kere esmesi.Üfürük, nefes.

Nefs : Vücudunun en bayağı tabakası. Cismani kalbin içine konulmuştur ki bütün kötü huyların ve çirkin hareketlerin kaynağıdır.

Nefyolunmak : Sürülmek.

Nısf : Yarım, yarı.

Nida : Çağırma, bağırma, seslenme, ses verme.

Nigah daşt : Nakşi ıslıhatlarındandır. Havatırı murakebe etmek; hatırdan masivayı geçirmemek, onun yerine kelime-i tayyibeyi geçirmek.

Nikab : peçe, yüz örtüsü.

Nisar : Saçma, serpme.

Nur : Gizli olan bir şeyin ledun ilmi ile ortaya çıkması, kalpten masivayı çıkarmak.

Nuş etmek: içmek

Nüsha: Uğranılan bir hastalıktan kurtulmak veya hastalığa tutulmamak yahud kurşun işlememek, nazar değmemek gibi hallerde baş vurulan manevi vasıta.

Nüzul: inme.

bilgi@tezkiretulevliya.net