İ

İcazet : İzin, ruhsat, diploma.

İctinab : Sakınma, çekinme, uzaklaşma

İdadi : Yüksek okullara hazırlayıcı okul.

İftitah : Açma; açılma. Başlama

İğva : Azdırma, azdırılma, baştan çıkarma, çıkarılma, yolunu şaşırtma, ayartma, ayartılma

İhtitam : Hitam bulma, bitme, sona erme

İhtiyar : Seçme, seçilme

İhtizar : Sakınma, çekinme, korunma, korkma

İhvan : Bir tarikat arkadaşları.

İhya : Diriltme

İktisar : Kısa kesme, kırma.

İlla :……..den başka, meğer, Aksi halde. Mutlaka.

İlm-i ledün : Allah’ın sırlarına ait manevi bilgi, gayb ilmi.

İnabe, inabet : Günahlara tevbe edip Hak yoluna dönme. Bir mürşide baş vurup tarikate girme.

İnbisat : Yayılma, açılma, genişleme, Ferahlık

İnfisal : Salikin müstakilen irşad sahibi olması, dünya ve ahretten alakasını kesmesi ve bütün arzularından vazgeçmesi.

İnkıbaz : Kasvet, keder, sıkıntı.

İntisab : Bir kimseye mensub olma. Bir yere bağlanma

İ’raz : Yüz çevirme

İs’af : Birinin istediğini kabul edip yerine getirme

İsar : Takdim ve tercih manasındadır ki dünyave ahiretişlerinde ihvanın hazlarını kendi hazlarına tercih etmek ve kendisine lazım olan şeyi başkasına vermektir.

İsm-i azam : Bütün isimleri toplayan isim. Allah.

 

İsr : İz, eser, alamet, nişane. Meslek, gidiş.

İsti’dad : Birşeyin kabülüne, kazanılmasına olan tabii meyil. Kabiliyet, akıllılık, anlayışlılık

İşfak : Korkma, lütfetme, bağış

İşrak : Allah’a ortak koşma. (Güneş) doğma, doğarak etrafı ışıklandırma.

İştiyak : Şevklenme, göreceği gelme, doğarak etrafı ışıklandırma.

İtab : Azarlama, tersleme, paylama, darılma.

İtikad : Gönülden tasdik ederek inanma.

İttisal : Bitişme, kavuşma, ulaşma.

İvaz : bedel, karşılık, karşılık olarak verilen şey.

İyal : Bir kimsenin geçindirmek zorunda olduğu kimseler.

İzhar : Gösterme, meydana çıkarma.

bilgi@tezkiretulevliya.net