Hazreti Şeyh Ahmed İbnil Asım il Antaki (Kuddise sırruhu)

Ol iman-ı sahib-i sadır. Ahmed ibni Asım-i Antaki rahmetullahi aleyh meşayıhın pis-i kademi, ve cümle ilim içinde araste idi. Çok yaşamış, çok sahabeler görmüş, ve Haris-i muhasibi müridi olmuş idi,   Bişr-i Hafi ve Sırrı Sakati görmüştü. Ebu Süleyman-ı Darani ana "Casus ul Kulüb" derdi. Anın kelimeleri latif, işaretli beliğ ve bedi idi.

Birgün bir kişi ona : "Sen müştak mısın?" Diye sordu.
"Yok" dedi.
"Niçin?"
"Müştaklık gaibe olur, çünkü gaib, hazır bir ola, müştaklığa sebeb ne ola?"
"Marifet nedir?" dediler.
"Üç kısımdır" dedi. İsbat-ı Vahdaniyet, Allah'dan gayrıdan kesilmek, onu bir ve kendi özünü çok bilmektir."
"Marifet alameti oldur ki, ibadeti çok ola, kalabalık içinden çıka, halveti seve ve hamuş ola. Çün ona bakalar o bakmaya. Musibet ve erişe kaygulanmaya, kimseden korkmaya, kimseye ümid tutmaya."
"Havf alameti kaçmaktır. Reca alameti istemektir. Sahibi-i reca oldur ki, Allah'ın rahmetinden ümidini kesmeye ve olur mu, olmazmı demeye" dedi.
Tez helak olur ol kişi ki, halktan korka ve nefsinden, ki hak bana azab eylemeye diye.
Zinhar sıdk ehliyle oturun ki casus değildir. Bunlar gönülleri şekten pürpak, ve Hakka layık eder de sizin haberiniz olmaz.
Reca nişanı oldur ki şükür ilhamını onun gönlüne vereler, dünyada nimeti ahrette rahmeti için.
Kulun kendi özünü bilmemesi, ya havf veya haya azlığındandır. Herkim korkulu oldu, ve herkim Allah'ı bilmedi korkulu olmadı.
Herkim dilerse gönlü salaha gide, dilini saklasın.
Faideli fakr oldur ki sen ana razı ve hoşnut olasın. Faideli ihlas oldur ki içinde riya, hırs ve hevayı taşra ata. Faideli tevazu da oldur ki öfkeyi kaldıra.
Ziyanlı masiyet oldur ki cehl üzerine taat kıla.
Az günahı hoş gören çoğuna tutulur.
Allah'ın haz gövvası ( inci avlayan dalgıç ) oldur ki Fikret denizine dalar., marifet cevahirini çıkarır. Avam ise gaflet yazusuna (ova) mekrden gümre alıp gezerler.
Yakın bir nurdur ki Hak Taala anı, sevdiği kulların gönüllerine verir ve ol nur ile içlerine mutalea eder. Ol nur ile cümle hicapları (anınla ahret arasındaki) hep geçer Hakka erişir.

Sordular:
"İhlas nedir?"
"İhlas oldur ki Salih amel edesin dileyesin ki seni ol ameli ile ve o amel sebebine yad kılalar, ulu tutalar.
Allah'tan başka kimseden hiçbir nesne ummayasın, böyle olucak, ihlas olur.
Ameli şöyle yapmak lazım: Yer yüzünde senden gayri kimse yok, gökyüzünde onadan başka kimse yok, birkaçgün ömrün kalmıştır, anı ganimet tut, salah ile geçir ki ta ömrün içindeki günahların yarlığana.

Eyder:
"Günahtan kararmış gönüllerin ağarması beş türlü nesne iledir :
1. Salah ehli ile oturmak " 2.Kur'an okumak  3. Karnını boş tutmak  4.Namaz kılmak  5.Seher vaktinde zarilik kılmak.
Eyder:
"Adl eylemek iki kısımdır : Birisi seninle hak arasında, diğeri seninle halk arasındadır. Adl eylemek istikamet yolu, zulm eylemek nedamet yoludur."

Nakildir :
Birgün otuz müridle yemeğe oturdu. Ol gece yemek de az bulundu. Eliyle ekmeği pare pare eyledi. Müridleri önüne koydu. Ve buyurdu, çırayı götürdüler. Müridler yediler, doydular. Çırayı gene getirdiler ekmekten bir parça eksik değildir. Rahmetullahi Aleyh.

bilgi@tezkiretulevliya.net