Hazreti Şeyh Abdullah-i Menazil (Kuddise Sırruhu)

Hz şeyh Abdullahi menazil kaddesallahu sırrahul aziz, Hamdun-i Kassar'ın müridi idi.
Der ki: "Peygamberin bir kimse sünnetini terk ederse bil ki o kişi farizayı da terk eder. Sünneti terk eden "Müptedi"dir. Müptedi ise tamu iti olur.
Vakitlerin yekreği odur ki, nefs senin üzerine galib olmaya. Vakitlerin şomlusu odur ki, nefsine mağlub olasın.
Ben şol kişiye taacüb ederim ki, hayadan söz söyleye, kendisi Allah'dan utanmaya."
Kişinin kendisine tapmasından, puta tapmak yekrektir, Nitekim Hak Teala hazretleri Hz. İbrahim Halilullah''ın sözünü Hz. Muhammed Mustafa'ya haber verdi. "Ey Çalabım beni ve benim oğlumu ve kızımı puta tapmaktan uzak tut. (Surei İbrahim 35 . ayet).

Sordular: "Fakr nedir?"
"Dünya ve ahretten kesilip Allah Teala'yı istemektir."
Her kim geçmiş vakitlerini faidesiz yere geçirmiş ola, hazır olan vakit nakdini elden koymaya.
Kul kendisine hizmetkar isterse, ipi elden verir kulluk hududundan çıkar.
Hak Teala birkaç gönül hasletini Kuran içinde yad kıldı. (Surei Bakare 17. Ayet) . Nitekim Malum oldu ki istiğfardan yekrek makam yok imiş. Taki kul kendi taksirliğini göre ve cümle akval ve ahval için istiğfar eyleye.

Bir kişi ona:
"Senin imanın dürüst ve akibetin hayırdır " dedi.
"İmdi bundan böyle bana dirlik gerekmez" dedi, derhal düştü can verdi. Türbesi Nişabur'dadır. Onun mübarek toprağı ağrılı ve illetlilere kefarettir.

bilgi@tezkiretulevliya.net