Hazreti Şeyh Semmun-i Aşık (Kuddise Sırruhu)

Hz. şeyh Semmun-i Aşık, kaddesallahu sırrahul aziz'in acaib rumuz ve işaretleri vardır. Muhabbet içinde neş'at Ona Semmun-i Mecnun derlerdi. Kendisi de kendine "Semmun-i kezzab" derdi. Cüneyd yaranlarındandı.
Bir gün bize vaaz ediver dediler. Hz Semmun minbere çıktı, vaaz eyledi. Dinleyenler arasında bir kişi bulamadı ki vaazını anlasın. Mübarek yüzünü mescidin kandillerine tuttu. Muhabbet ve sözlerini kandillere söyledi. Derhal o kandiller raksa geldi. Kimisi eridi su oldu, kimi aşağı düştü, pare pare oldu.

Semmun birgün muhabbet sözleri söylerdi. Nagah havadan bir kuşcağız gelip, Semmun'un başına kondu, bir zaman durdu. Oradan omzuna, oradan da karşısına kondu. Bir zaman semmun'a karşı hayran durdu. Kanatlarını yere vurdu, titredi can verdi.
Hazreti Semmun yiğitliği halinde mest aşk ile hayran olup yürüdü. Pirliği halinde sünnet yerine gelsin diye bir kadın aldı. Bir kızcağızı oldu. Birgün kızına muhabbetle baktı. O gece düşünde kıyamet kopmuş, alemler dikili gördü. Dediler ki:
"Bu alemler Allah'ın muhib ve aşık kullarınındır. Semmun da alemler arasına girmek istedi. Bırakmadılar.
"Sen muhiblerden değilsin" dediler. Semmun feryad eyledi:
"Beni niçin kovarsınız?"
"Dünkü güne kadar muhiblerdendendin, bugün seni o bölükten çıkardılar. Çünkü gönlünü kızcağıza verdin."Semmun uykudan uyandı.
"İlahi ! Bu kızcağız benim muhabbetimin yolunu keser, onu gider" dedi. Derhal bir ses işitti:
"Kızcağız damdan düştü, öldü"

Birgün münacatında: "İlahi bana şevk ver ki halim artsın" dedi. O gece Hak Teala ona öyle bir şevk vecd verdi ki takat getiremedi. Dili tutuldu. Söz söyleyemedi. Ertesi sabah komşuları Semnun'a:
"bu gece sana ne oldu, sabaha kadar ah-u figanından uyuyamadık" dediler. Halbuki o gece hamuş olup dururdu. Bu ses ne yerden çıktı diye sorulsa? Cevap veririz ki onun canı sıfatı, zuhura ve surete geldi ve işitenler kulağına erişti.
Hak Teala buyurdu ki: " -Hamuşluk batın hamuşluğudur,- çağırıp çağırıp feryad eylemekten ebsem olmak yektir ve yekrektir.

Semmun bağdad içinde şöhret buldu. Ehl-i riyadan Gulam Halil anı çok incitir ve iftira ederdi. Hazreti Semmun sureta gayet hub idi. Bir avret ona aşık oldu. Semmun ona yol vermedi. O avret Cüneyd'in katına vardı.
"Bizi evlendirin" dedi. Cüneyd de ona yol vermedi. Semmun benimle zina kıldı deyu Gulam Halil'in yanına vardı. O da halifeye bildirdi, hatta "halife onu öldürsün" diye ilave ederek söyledi. Halifenin dili tutuldu, cellada söyleyemedi. O gece halifeye düşünde dediler ki:
"Senin mülkünün zevali, Semmun'un canı içindedir. Onu öldürdüğün vakit mülkün elinden çıkar. " Uyandı Yapılanın Semmun hakkında olduğunu anladı. Özür dileyerek izam ve ikram eyledi. Gulam Halil de cüzam hastalığına tutularak halk arasından çıktı, çaresiz kaldı.

Hazreti Semmun'a : "muhabbeti niçin belaya koştular?" diye sordular. Dedi ki: "Onun içindir ki her kişi muhabbet davası eylemesin, belayı görünce hezimet etsin."

bilgi@tezkiretulevliya.net