Hazreti Şeyh İbni Ata (Kuddise Sırruhu)

Ol kutb-ı alem-i ruhani, ol maden- hikmetü-i rabbani, imam-ı meşayıh İbni Ata kaddesallahu ruhahul aziz hakikat ehlinin sultanı tevhid ehlinin burhanı idi. Ebu Said-i Harraz Hazretleri, ondan başkasının tasnifini kabul etmezdi. Ve o, Cüneyd müridlerinin ulusu idi..

Şeyh İbni Ata hazretlerinin on oğlu vardı. Azim görklü cemal sahipleri idiler.
Birgün atalarıyle beraber giderken haramiye tutuldular. Haramiler oğullarının gözlerini birer birer bağlayıp boyunlarını kılıçla vururken Hazreti ibni Ata mubarek yüzünü göğe tutar:
"şükür senden gelen kazaya" der ve gülerdi. Dokuzunu bu suretle kestiler. Kalan birisinin de tutup gözünü bağladılar.
"Sen atamızsın. Bizi karşında bir bir kestiler bir kelam demedin. Gülüp şadlık gösterirsin" dedi. İbnu Ata hazretleri:
"Ey oğul bu işi işleyen padişaha söz söylemeğe yaramaz. Zira o halimizi görür ve işitir. Gücü yeter di ki: sizi saklaya. Ben arada aciz bir kulum. Onun işine ne söz söyleyeyim" dedi. Harami başı bu sözü işitti oğlanı salıverdi.
"Ey pir ! Eğer bu sözü evvelinden deseydin hiçbir oğlun ölmezdi" dedi. İbni Ata hazretleri :
"O böyle yazılmış idi" dedi.

İbni Ata kaddesallahu sırrahul aziz'in sözleri:
Her kim kendisini sünnete riayet ede, araste. (süslenmiş, muntazam) tuta, onun gönlü münevver kılına.

Ef'aller, akvaller, ahlaklar içinde, muvakkat gibi yüksek ahlak yoktur. Gafletlerin ulusu odur ki, kul Allah'tan ve onun fermanından gafil ola.

Taatlerin yekreği, hakkı dilemek, daim vakitleri gözlemektir.
Eğer bir kimse, yirmi yıl nifak şivesine kadem basar da sonra, bir saatçik bir Müslüman kardeşinin menfaati için kademini geri götürse, bu hali altmış yıl ihlasla taat eylemekten iyidir.
Akılların yekreği odur ki, tevfike muvaffak ola. Taatlerin kötüsü odur ki onda ucub koya. Kötülüklerin yekreği de oldur ki onun ardınca tevbe gele.
Batın, Hak nazargahıdır. Hak nazargahı, pakliğe daha layıktır. Hak nazargahından, müminlerin gıdası yemek, içmektir.
Her kimin gönlü içinde, ahret endişesi olmaz şüphesiz şeytan onu ölünceye kadar dünya endişeleriyle meşgul eder.
Hak'ka yakınlık Tevfik iledir. O da kulun cehdiyledir.
Herkim Salihler adını bulmuş olsa, onun besatı (derece) keramet besatı ola. Her kim, evliya adını bulmuş ola, onun besatı üns besatı ola. Her kim enbiyalar adını bulmuş ola, onun besatı kurb besatı ola.
Herkim edebten mahrum kaldı, cümle hayırlardan mahrum kaldı.

Birgün İbni Ata Hz leri yarenlerine sordu:
"Adem yüce mertebeye hangi nesneyle erer?" Kimi taatle, kimi mücahede ile, kimi riyazetle, kimi sadaka ve ihsanla.". İbni Ata hazretleri de:
"İyi huyla erer" dedi.

İbni Ata hazretlerini zındıkaya nispet eylediler. Halifeye dediler; Ali bin İsa vezir idi. İbni Ata hazretleri ona hak sözler söyler idi. Vezir-i bidin onu eliyle döverdi. O kadar vurdular ki ölüm haddine erdi. İbni Ata hazretleri : "Allah Teala hazretleri senin ellerini ve ayaklarını kessin" derdi. Bunu işitince vezir-i bidin çok işkence eyledi. Can-ı pakını yüce dergaha ısmarladı. Güzide şehid oldu. Çok geçmedi, halife vezire hışım etti. Tuttular elini ayağını kestiler. Helak oldu. Meşayıhtan bazıları ibni Ata Hzretlerini taan ettiler:
"Veliler yavuz dua kılmasa gerek" dediler, amma bir niceleri:
"Onun özrü vardır, zira vezir zalim idi. Müslümanlar için yavuz dua eyleseydi, kayrılmazdı" dediler. Bazıları İbni Ata, vezire iyi dua kıldı dediler. Veziri şehid eylediler. Çünki cemi yazdıkları gitti. Allah'a layık oldu. Böyle olucak İbni Ata'nın duası yavuz dua sayılmaz dediler.

bilgi@tezkiretulevliya.net