Hazreti imamı Ebu Hanife Kufi (Kaddesallahü sırrahul aziz)

Ol çerağı şem'i millet, ol şem'i din ü devlet, ol dumanlı hadaiki din, ol ummanı cevahiri yakin, ol arif ü alim ü sofi, ol imamı cihan, Ebu Hanifei Küfi rahmetullahi aleyh, ol kişinin sanatı kim cümle dillerde anılmış ola ve cümle içinde kabul olmuş ola ve feriştehler içinde mahbub ve sevgili ola, onun vasfını ben nice edebilirim. O'nun riyazet ve mücahedesinin ve halvetlerinin nihayeti yoktur. Usulü tarikat ve furüü şeriat içinde yüce mertebeye oturdu. Çok meşayih görmüş ve Caferi Sadık ile üstadı ilim içinde hammad ü fadl idi. (Yani çok hamd eder idi)

İbrahim Edhem, Bişri Hafi, Davud ü Tai onun yaranı idi.
Nakildir ki: Bir gün Hz. Peygamber Sav. in ravzasına gelip selam verdi. (Ve aleykümselam ya İmamel müslimin) avazını işitti. Uzlete heves eyledi ve halvete girdi ve halktan ayrıldı ve aba giydi.
Bir gece düşünde gördü ki: Peygamber'in sünnetinden sevdiklerini devşirip, bir bir seçerdi. Bu heybette uyandı. İbni Sirin şakirtlerine bu düşün tabirini sordu. Dediler ki: ilim ve amel içinde Peygamber'in sünnetlerini beklemek içinde ulu mertebeye eresin.
Nakildir ki: Birkez daha Peygamber s.a.v.i düşünde gördü. Hz Peygamber buyurdu:
"Ya Ebu Hanife! Sen benim ümmetimin salahı için verildin. İmdi uzlet etme aşikare yürü."
Nakildir: Bağdat Halifesi Mansur kadı olması için son derece gayret gösterdiği halde mazereti meşrua göstererek kabul etmedi.

Nakildir: Ebu Hanife şakirdi vefat ettiği gün hava çok sıcak idi. Namazını edaya geldi. Borç verdiği bir zatın duvarı gölgesinde, riba olur haramdır diye oturmadı.

Nakildir. Ebu Hanife geceleri üçyüz rekat namaz kılardı. Birgün yoldan geçen bir kadın:
"Bu kişi beşyüz rekat namaz kılar dediği için, kadın yalancı olmasın diye beşyüz rekat namaz kılmaya başladı.
Başka bir gün bir şakird çocuk: işbu geçen kişi geceleri bin rekat namaz kılar dediği için her gece bin rekat namaz kılardı.
Bir şakirt dedi ki:
Halk senin için hergece uyumaz dediler. Ebu Hanife:
"Artık gecelerde uyumayayım" dedi.
"Niçin?" dediler.
"Halk yalancı olmasın" dedi. Ondan sonra tamam otuz yıl uyumadı. Sabah namazını yatsı abdestiyle kılardı. İki dizi, deve dizine dönmüştü. Ebu Hanife zengin bir kişiye tevazu eyledi. Sonra pişman olup onun kefareti olsun diye bin kere kuranı hatmeyledi. Herhangi bir meselede müşkili olursa kırk kere hatmeder, o mesele ona keşf olurdu.

Ebu Hanife'nin gayet güzel bir şakirdi vardı. Birgün ders esnasında gözü tesadüf ettiğinden, bir daha yüzüne bakmadı. Ders verirken perde arkasından söylerdi. İsmi Mehmed bin Hasan olan bu gencin sakalı çıkıncaya kadar bu böyle devam etti.
Davud ü Tai Hazretleri: 20 yıl Ebu Hanife Hazretlerine şakirtlik ettim, birgün ayağını uzattığını görmedim. Birgün halvet içinde dedim ki:
"Ya imamel müslimin! Burası halvettir. Ayağını düzeltip rahat olsan n'ola "dedim. Eyitti (Edep Allah Tela için makbuldur.)

Nakildir ki: Hz Ebu Hanife hamama girdi. Gördü ki birisi fotasız oturur. Gözünü yumdu. O kişi dedi ki: "Ya imam gözünün nurunu ne zamandan beridir aldılar?"
"Senin perdeni ve hayanı aldıkları zaman" dedi.

Ebu Hanife kaldırımdan giderken karşıdan bir öküz geliyordu. Ebu Hanife yoldan saptı. Dediler ki:
"Ya imam bu perhiz nedendir?"
"Benim aklım var, onun boynuzu" dedi.

Birgün imam ırmak kenarında oturup zerre miktarı necaseti yıkarken dediler ki:
"Ya imam! Necaset dirhem miktarı olmazsa namaz bozulmaz.. Cevaben buyurdular ki:
"O fetva, bu takvadır."

Halife rüyasında Azrail'i gördü. "Benim ömrümden ne kaldı?" Melekül mevt beş parmağıyla işaret eyledi Halife uyandı. Çok merak  içinde olup Alimlere sordu ise de kimse cevap veremedi. Ebu Hanife'yi çağırıp sordu. Ebu Hanife eyitti:
"O beş parmağıyla işaret eylediği muğayyebatı hamsedir (beş bilinmeyen) ki Allah'dan başka onu kimse bilmez. Surei Lokmanın son ayetini okudu: " 1- Kıyametin ne zaman kopacağını, 2- Ne vakit yağmur yağacağını, 3- Ana karnındaki çocuğun kız mı erkek mi olduğunu, 4-Adem oğlunun başına ne iş geleceğini, 5- Bir kimsenin nerede ve ne zaman öleceğini kimse bilmez."

İmamı Azam Hz lerinin büyük babası, küçük yaşında iken, muhterem pederleri Sabit'i Hz İmam Ali Keremallhu veche huzuruna çıkararak zürriyeti hakkında hayır dualarına mazhar kılmışlardır. Esasen Hz Peygamber Efendimiz s.a.v. 'den dahi imamı azamın geleceğine dair ahadisi şerifemevruddur. Şu iki hadise şerif onlardandır.
Adem benimle fahr ederdi. Ben ise ümmetimden bir zat ile fahr ederim ki ismi Numan, Enbiyayı izam aleyhimüssalatü vesselam hazaratı benimle iftihar ederlerdi. Ben ise Ebu Hanife ile iftihar ederim Onu seven beni sevmiş olur, Ona buğzeden bana buğzetmiş olur.
İşte bu Hz. imam ilmi fıkhın vazıdır. (İttikanı ahkamda mümtaz, cevdeti kariha vekuvveti r'ey ile şerefraz, kesreti marifet, kesreti marifet, kitabı sünnet, sıhhati r'ey ü ru'yet ve daha pek çok fadail ile muttasifolduğunu ekabiri ulema teslim ederek, (İmamı Azam) unvanıyla anılır. Birçok eserlerinden sarfı nazar, en büyük eseri hukuku islamiyyeyi cami, otuz cilt olan İmamı Ebu Yusuf ve Muhammed tarafından zabt ve tahrir olunan Mebsut ismindeki eseri celilidir ki mükerreratıyle beraber verdiği fetva altmışdörtbindir.

Hz İmamı Azam hiç arasını kesmeksizin otuz sene oruç tutmuş, ve yatsı abdestiyle sabah namazını kılmış, bütün Ramazanı şeriflerde altmışar hatim, ömrü boyunca yedibin hatim yapmıştır. Ellibeş haccı vardır. Son haclarında Kabei muazzamaya gelip iki rekatte bir hatim tamamlayıp namazdan sonra münacatında, arzu tazarru edince Canibi Beytten:
"Ya Ebu Hanife! Bizi kemali marifet ile bildin, ve güzel eyledin, biz azimüşan seni senin mezhebinde, hizmet ve marifette sana tabi olanları marifet ettik" diye sadayı beşaret işiterek, gayet mesrur ve müsterih avdet etmişlerdir.
İmamı Azam Hz leri buyurmuşlardır ki:
"Cenabı Rabbi izzeti rüyada doksan dokuz defa gördüm. Yüzüncü defa yine gördüğümde, "halkın yevmi kıyamette azabtan kurtulması ne ile kabil olacaktır?" Niyazıma "Bir kimse akşam ve sabah işbu tesbihi okursa necat bulur" diye fermanıu ehadiyyet şeref sadır oldu. Arzu eden (Bu tesbih mutludur) arar bulur.
İmamı azam Ebu Hanife, şemsül eimme, Numan bin Sabit el Küfi hicreti seniyyenin 80. Yılında doğup 150 tarihinde Bağdada azimi darı cihan olmuştur.

bilgi@tezkiretulevliya.net