Hazreti Şeyh Şekik Belhi (Kaddesallahü sırrahul aziz)

Hz. Ebu Ali Şekik kaddesallahu ruhahul aziz cemi ömrünü tevekkül içinde geçirdi. Hatemi Esam Hz. lerinin üstadı idi. Şeyh İbrahim Edhem tarikini tutardı. Derdi ki:
"Bin yedi üstada şakirdlik eyledim. Kırk deve yükü kitab okudum. İlla, Allah'ın yolunu dört nesnede buldum : Bir, rızk için emin olmak, iki. Her işte ihlaslı olmak, üç, şeytana düşman olmak, dört, ölümü yakın bilip, tedarikli bulunmak.

Şekik birgün semerkent'te vaaz ederdi:
"Ey kavm! Ölü iseniz kabre, deli iseniz tımarhaneye, çocuk iseniz mektebe gidin. Eğer kul iseniz kulluk şartlarını yerine getirin."
Bir kişi dedi ki:
"Ey Şekik! Halk senin, Müslümanların emeğini yediğini söyler, ayıplar. İmdi gel ben sana kendi malımdan nafaka vereyim" dedi. Şekik buyurdu:
"Eğer senin beş aybın yoksa dediklerini yapayım dedi. 1- Hazinenin eksilmesi, 2- Malının hırsız tarafından alınması, 3- Pişman olman, 4- Ben de bir ayıp görünce tayin ettiğin nafakayı kesmen, 5- Ölürsem benim azıksız kalmam. İmdi benim efendim vardır ki cümle ayıplardan ve noksanlardan beridir. Onu bırakıp sana niçin boyun bükeyim? Ve benim yediğim Onun (Rabbimin) rızkıdır, kimsenin emeği değildir. Eğer benim rabbim Müslümanların gönlüne getirmese bana kim sadaka verir. Benim Razıkım Hak'tır. Şükrüm ve minnetim Allah'adır." Dedi.

Şekik hicaza vardı. İbrahim Edhem'e vardı. Dedi ki:
"Ya Edhem oğlu! Birlik nicedir?" İbrahim eyitti;
"Elime nesne girerse yerim, eğer girmezse sabr ederim." Şekik eyitti:
"Bizim Belh itleri de senin ettiğini ederler" İbrahim sordu:
"Siz nasıl edersiniz?" Şekik buyurdu: "Benim elime girerse isar ederim. Girmezse şükr ederim." İbrahim kalktı, Şekik'i öptü "Üstadım sensin" dedi.

bilgi@tezkiretulevliya.net